• TURIZM-2019-1
  • TURIZM-2019-2
  • TURIZM-2019-3
  • TURIZM-2019-4
  • TURIZM-2019-5
  • TURIZM-2019-6
  • TURIZM-2019-7
  • TURIZM-2019-8
  • TURIZM-2019-9
  • İlk Resim
  • 9
  • 1
  • 2
  • 3
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8

Çin’in Vuhan kentinde 2019 yılı sonlarında ortaya çıkarak kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan kimilerine göre laboratuvar ürünü kimine göre ise yarasa kaynaklı olduğu ve mutasyona uğrayarak bilimi çaresiz bırakan COVİD-19 pandemisi aslında hayatımızda bir çok etkeni değiştirdi. Bunlardan en önemlisi de belki de tarımsal üretimin yeniden önem kazanması oldu.

Değişen dünya düzeninde üretimin, tarım ekonomisinin,  kendi kendine yetebilme yeteneğinin yeniden öneminin anlaşılması sayın cumhurbaşkanımızın “ ekilmedik tek karış toprak bırakmayın” talimatı ile gün yüzüne çıkmış oldu. Bu bağlamda üreticilere, virüsün yayılması olasılığına karşı önümüzdeki dönemde tarım ve gıda ürünlerinde arz sıkıntısı yaşanmaması için çiftçiler, hayvan yetiştiricileri ve gıda sektöründe faaliyet yürüten firmalar için yeni destek formülleri açıklandı. Hazine arazilerinden ekilebilir olanlar tespit edilerek, bu alanların tarımsal üretime kazandırılması, gıda ve tarım alanında yerli teknolojilerin devreye alınmasıyla daha fazla ürünün yurtiçinden karşılanması türünden bir dizi tedbir duyuruldu.

Geldiğimiz noktada Tarım İl Müdürlükleri ve Ziraat Odaları büyük önem kazandı. Bu kurumlarımız artık bu önemlerinin farkında olarak çalışmalı ve illerdeki çiftçilerimizi eğitime almalıdırlar. Toprak analizleri artmalı ve çiftçiye üretim rotaları çizilmelidir. Çiftçilerimiz topraklarının hangi ürünün üretimine elverişli olduğunu neyi üretmeleri gerektiğini ve bu üretim sonrasında ürünü kaç TL den hangi pazarlara satacaklarını bilmelidirler. Hükümetin açıkladığı tarım destekleri konusunda çiftçilere belli aralıklarda bilgilendirme toplantıları düzenlenmeli ve bu desteklerden yararlanmaları için bürokratik engeller kaldırılmalıdır.

Gelelim Kastamonu ya; Bartın ve Kastamonu arasında yer alan Küre Dağları ile Ilgaz Dağında yüzlerce endemik bitkinin yer aldığı tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğinin bir cümbüşe dönüştüğü güzel memleketim de neler oluyor. Örneğin çiftçi toprağının değerini biliyor mu, bu sene ne üreteceğini, ürettiğini kaç tl den nereye satacağını, Taşköprü Sarımsağının, Siyez Bulgurunun, Nane, Lavanta, Gül ve Biberiye nin kıymetini bu ürünlerin dünya piyasasındaki önemini, bunları nasıl ekeceğini ve nasıl hasat edeceğini biliyor mu!

Ya da ilgili kurumlarımız veya il dışına yaptığı yatırımlarla övünen bazı iş adamlarımız ilimizde Ph değeri çok yüksek olan bir suyun bulunduğunu bu suyun yıllardır boşa akıp gittiğini, suyun değerlendirilip pazarlanması için yıllardır hiçbir girişim olmadığını, Dünya’da Tıbbi ve Aromatik Bitki ihracatının giderek arttığını hele de bu virüsten sonra çok daha fazla önem kazanacağını, sentetik kimyasalların sağlığa olan zararları göz önüne alındığında Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin öneminin giderek daha da fazla artacağını Almanya da yazılan ilaçların %60 nın Japonya da ise %80’nin bitkisel kaynaklı olduğunu ülkemizde ise bu oranın halen %1 ler seviyelerinde yer aldığını, bitkiyi yetiştirmek kadar onun yağını çıkarıp ayrıştırmanın önemini ve uçucu yağ endüstrisinde ülkemizin ve ilimizin hak ettiği yerin burası olmadığı biliyorlar mı!

Son dönemlerde Kastamonu da Üniversite ve ilgili kurumlar arasında Kastamonu Üniversitesinin lokomotifi olduğu tarımı güçlendirme amaçlı bazı projelerin hayata geçirilmeye çalışıldığını biliyorum. Bu türden projeler çoğaltılmalı ve paydaş sayısı arttırılmalıdır. Memleketimizde toplanan bu kıymetli hazineler yine burada kurulacak tesislerde işlenmeli, yağları çıkarılıp ayrıştırılarak değerleri üzerinden dünya piyasasına sunulmalıdır.

Tarih göstermiştir ki değerlerine sahip çıkamayanlar o değerleri kaybetmeye mahkum olurlar. Nasıl bir coğrafyada yaşadığımızı iyi bilelim ve böyle bir coğrafyada yaşamayı bizlere nasip eden yüce mevlaya şükredelim. Bilimi emekle buluşturup ülkenin tarım ekonomisinde söz sahibi olalım.

Dr. Hakkı ÇILGINOĞLU

Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi

Öğretim Üyesi

Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü ev sahipliğinin yaptığı projede, Kastamonu 7 nolu Aile Sağlık Merkezi doktorlarından Dr. Fatih Ahmet KIZILKAYA, Kastamonu Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Hakkı ÇILGINOĞLU ve Öğretim Görevlisi Cihan CILBIRCIOĞLU tarafından hazırlanarak Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı COVID-19 hibe programına sunuldu.

“FK1 ve FK2 etken maddelerinin COVID-19 tedavisinde kullanım olanaklarının araştırılması” adlı projede Ege Üniversitesi İlaç Geliştirme ve Farmokinetik Araştırma Uygulama Laboratuvarlarında çalışılacak.

Kastamonu ilinde doğal olarak yetişen bazı bitkilerin bünyesinde bulunan ve yeni tip Koranavirüs ailesindeki salgın yapan diğer Koronavirüs türleri üzerinde etkisi bilimsel olarak kanıtlanan etken maddelerin Sars Cov2 virüsü üzerindeki antiviral etkisi laboratuvar ortamında tespit edilecek.

Koronavirüsle enfekte edilmiş denek fareler üzerinde bu etken maddelerin iyileştiricilidiği araştırılacak. Denekler üzerine deneyler yapılarak COVID-19 hastalığına karşı ilaç ya da aşı geliştirme çalışmalarına katkıda bulunulacaktır.

Müstakil Sanayici ve İşdamları Derneği (MÜSİAD), Uluslararası Helal Turizm Derneği (IHATO) iş birliğinde, Koranavirüs (Covid-19) salgının iç turizme etkisi, salgın sonrası beklentiler ve turizmcilerin yaklaşımlarını içeren kapsamlı bir rapor hazırladı. Akdeniz Üniversitesi ve Kastamonu Üniversitesi’nden alanında uzman akademisyenlerin destekleriyle hazırlanan raporda fakültemizin Turizm İşletmeciliği Bölüm Başkan’ı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Pamukçu katkı sundu.
Raporda, salgının iç turizme etkileri, turistlerin hijyen beklentileri ve tatil konusunda yaklaşımları ayrıntılı olarak ele alındı.

“Covid-19’un İç Turizm Talebine Etkileri” raporu için tıklayınız.

 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı Ara Sınav Mazeret Sınavları 11-15 Mayıs 2020 Tarihlerinde Yapılacaktır.Tüm Öğrencilerimize Duyurulur.

Formlar en geç 8 Mayıs Cuma günü saat 12:00'ye kadar This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresine imzalı olarak gönderilmelidir.

Mazeret Sınav Formu için tıklayınız..

Yükseköğretim Kurulunca lisans programlarının Uluslararası Standart Eğitim Sınıflandırması dikkate alınarak yeniden sınıflandırılma ve isimlendirilme çalışmaları kapsamında ‘Turizm ve Otel İşletmeciliği ‘bölümünün ismi 26.03.2020 tarihli ve 23969 sayılı karar ile ‘Turizm İşletmeciliği’ olarak değiştirilmiştir. Aynı karar ile Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünde kayıtlı olan mevcut öğrencilerimize mezuniyeti hak etmeleri durumunda halen kayıtlı oldukları program ismine göre diploma düzenlenmesine, mezunların ihtiyaçları doğrultusunda ise Yükseköğretim Kuruluna başvurmaları durumunda mezun oldukları programın yeni düzenlemeye göre eşdeğer olduğu programa ilişkin yazı verilmesine karar verilmiştir.

Page 1 of 5